Gebelik sırasında su çiçeği geçirildiğinde gebeliğin sonlandırılması gerekir mi

Gebelikte bebeğe olan etkileri:
Gebelik sırasında su çiçeği geçirildiğinde gebeliğin sonlandırılması gerekir mi sorusunun tamamen net bir cavabı yoktur. Enfeksiyon bulaşan anne adayına immunglobulin yapılması hastalığı daha hafif geçirmesini sağlayabilir fakat bebeğe geçişi engellemez. Enfeksiyon bebeğe %1-2 gibi düşük oranlarda geçer. Bebeklerin çoğunluğu bu enfeksiyondan etkilenmez fakat özellikle de 20. gebelik haftasından önce enfeksiyonu geçirenlerin bebeklerinde bazen ciddi beyin ve sinir sistemi anomalileri, göz ve deride anomaliler, kollarda bacaklarda kısalık, kaslarda zayıflık gibi anomaliler oluşabilmektedir (Konjenital verisella enfeksiyonu). Bu yüzden gebeliğin dikkatli takibi ve detaylı ultrason incelemeleri gerekir. Gebeliğin sonlandırılması veya sonlandırılmaması kararını anne, baba ve doktor birlikte vermelidir.

Gebelikte geçirilen zona enfeksiyonu bebek açısından bir risk yaratmaz.

Bebek açısından yüksek risk taşıyan enfeksiyon doğumdan 5 gün öncesi ile doğumdan 2 gün sonrası arasında kalan süre içerisinde geçirilen enfeksiyondur. Bu durumda bebekte doğumdan sonra su çiçeği enfeksiyonu yüksek oranda (%20-60) gelişir ve bu bebeklerin üçte birinde ölüm görülür. O yüzden annenin doğuma yakın günlerde enfeksiyon geçirmesi durumunda mümkünse doğumun 5 günden fazla olacak şekilde geciktirilmesi faydalı olur. Doğuma yakın bu günlerde geçirilen enfeksiyon varlığında immünglobulin yapılması önerilir.

Annede IgM antikorlarının pozitif olması

Su çiçeğinin kuluçka yani inkübasyon süresi 14 (10-20) gündür. Tipik döküntülerden bir gün önce, hafif ateş, halsizlik, iştahsızlık gibi bulgular olabilir. Döküntüler, önce pembe makül şeklinde başlar, birkaç saatte kırmızı papül, hemen sonrada çevresi eritemli veziküller ortaya çıkar. Vezikül duvarı incedir ve yumuşaktır, kolayca yırtılır. İçindeki berrak sıvı 12-24 satte bulanıklaşır, püstül halini alır ve sonrada kabuklanarak kahverengi pullar halinde dökülür. İz bırakmaz. İlk çıkan vezikül kaybolurken, 3-4 günde yenileri çıkar. Böylece aynı anda su çiçeğinin tüm lezyonları görülebilir.

Zona genellikle vücutta tek taraflı, bir ya da birbirine komşu birden fazla dermatomda (sinir dağılım bölgesinde) ağrılı veziküler lezyonlar ve ağrı ile karekterizedir.

Tanı:
Annede IgM antikorlarının pozitif olması veya IgG titresindeki 4 kat artış yeni enfeksiyonun geçirildiğini gösterir. Sadece IgG pozitif ise enfeksiyon eskiden geçirilmiştir çünkü IgM enfeksiyondan birkaç ay sonra kaybolur. Hem IgM hem IgG negatif olan kişiler bu virüsle hiç karşılaşmamış ve hastalanmamış kişilerdir ve bağışıklık kazanmadıkları için enfeksiyona duyarlılardır o yüzden gebelikten önce mutlaka aşılanmaları gerekir.
Hastalığın tanısı için genellikle ihtiyaç duyulmasa da veziküllerdeki sıvıdan virüs kültürü yapılabilmektedir.
Fetusta hastalığın tanısı ile ilgili fazla bilgi günümüzde yoktur.

HAMİLELİKTE SU ÇİÇEĞİ VE ZONA

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) SU ÇİÇEĞİ VE ZONA
HAMİLELİKTE SU ÇİÇEĞİ VE ZONA (VARİSELLA – HERPES ZOSTER) GEÇİRMEK

İnsanların çoğu bu enfeksiyonu çocuk yaşlarda geçirirdiği için erişkin yaşta bağışıklık kazanmış haldedirler. Su çiçeği (varicella, chickenpox) enfeksiyonunu meydana getiren “vericella zoster virüsü” enfeksiyondan sonra vücutta latent yani sessiz halde kalır ve ileride tekrar aktifleşerek zona (herpes zoster, shingles) denilen hastalığı meydana getirir. Varicelle virüsü çift sarmal DNA virüsüdür.

Su çiçeğinin bulaşması enfekte kişilere temas yoluyla veya damlacık yoluyla olur. Su çiçeği en bulaşıcı enfeksiyonlardan birisidir. Su çiçeği geçiren birisiyle aynı ortamda bulunan bağışık olmayan kişilere %90 oranında geçer. Hastalar döküntülerden bir gün öncesinden 6-7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdır. Herpes zoster (zona) geçiren kişilerle temas da bulaşıcıdır ve su çiçeğine sebep olabilir.